Web Tasarım
- Anasayfa
- Web Tasarım
Sıralamayı menü değil, gelen sorular belirler
Bir siteye giren kişi kurumun iç şemasını değil kendi sorusunu takip eder. Ne yapıldığını anlamak, kendi durumunun buraya uyup uymadığını görmek ve sonunda kiminle konuşacağını bulmak ister. Bu üç aşamadan hangisinde duraksadığı ortaya çıktığında bölümlerin hangi sırayla geleceği tartışma konusu olmaktan çıkar; tahminle ilerlemek gerekmez.
Başlangıçta elde ne varsa toplanır: telefonda en sık tekrarlanan sorular, teklif öncesinde istenen belgeler, aynı açıklamanın kaç kez yapıldığı. Bu kayıtlar yan yana konduğunda ekranda öne çıkarılan bölümle insanların gerçekten merak ettiği konunun çoğu zaman örtüşmediği görülür. Bir web tasarım çalışmasının ilk günleri bu karşılaştırmaya ayrılır ve sonraki bütün kararlar buradan çıkan tabloya dayanır.
Kurulan sıra yayına alınmadan önce beklenmedik durumlarla sınanır. Kişi ortadaki bir sayfadan girerse, aradığını bulamayıp geri dönerse ya da yarım bıraktığı bir adıma tekrar dönmek isterse ne olacağı önceden denenir. Sonradan yeni bir bölüm eklenmesi gerektiğinde kurulu düzen dağılmaz, eklemenin nereye oturacağı bellidir.
Metnin sahibi belli olmadan tasarıma geçilmez
Bir projede takvimin kaydığı yer genellikle tasarım değil, zamanında gelmeyen metindir. Bu nedenle taslak çıkar çıkmaz her başlığın karşısına bir isim düşülür: bilgiyi kim verecek, kim okuyup düzeltecek, son sözü kim söyleyecek. Bu üç soru yanıtlanmadan ekran çalışmasına geçmek, ilerleyen haftalarda kimsenin açıklayamadığı beklemeler üretir.
Sorumluluk dağıtılırken kimsenin altından kalkamayacağı bir yük oluşmaması için iş gerçekçi ölçüde bölünür. Tek kişiye yirmi sayfalık bir metin bırakmak yerine, o kişinin zaten bildiği alanla sınırlı kısa bölümler verilir. Elde hazır bir sunum ya da eski bir tanıtım varsa sıfırdan yazmak yerine onun güncellenmesi istenir.
Sorumlu kişinin işini kolaylaştırmak için her bölüm hakkında kısa bir yönerge bırakılır. Kaç cümle beklendiği, hangi bilginin mutlaka geçmesi gerektiği ve hangi ayrıntının gereksiz olduğu önceden yazılır. Böylece boş bir sayfaya bakıp nereden başlayacağını düşünen kimse kalmaz, metinler de birbirine yakın bir dille gelir.
Açılış ekranı doğru adrese gelindiğini söyler
İlk ekranın işi, ister Zonguldak’ta ister başka bir ilde olsun, gelen kişinin doğru adrese ulaşıp ulaşmadığına birkaç saniye içinde karar verebilmesini sağlamaktır. Bunun için ne yapıldığı, kimin için yapıldığı ve nasıl iletişime geçileceği hiçbir tahmine yer bırakmadan durur. Belirleyici olan süsleme değil, bu üç bilginin okunaklılığıdır.
Güven duygusu iddialı cümlelerle değil doğrulanabilir ayrıntılarla kurulur. Gerçek bir adres, çalışan bir telefon numarası, işin nasıl yürüdüğünü anlatan sade bir özet ve daha önce tamamlanmış birkaç örnek, övgü dolu paragraflardan daha ikna edicidir. Kanıtlanamayacak hiçbir ifade açılış bölümüne konmaz.
Açılış bölümü, ekran boyu ve bağlantı hızı ne olursa olsun aynı bilgiyi aynı sırada vermelidir. Görselin geç yüklendiği bir anda bile metnin yerinde durması, ilk izlenimin tek bir dosyaya bağlanmadığı anlamına gelir. Bu davranış yayından önce yavaş bağlantı koşulları taklit edilerek ayrıca denenir.
Birbirine yakın işler ayrı başlıklarda durur
Bir kurumun üstlendiği işler birbirine yakınsa, hepsinin tek sayfada toplanması okuyanı kolayca yanıltır. Hangi işin nerede başlayıp nerede bittiği belirsiz kaldığında gelen talepler de bulanıklaşır. Her iş kendi başlığında, kapsamı ve sınırlarıyla anlatıldığında hem soru sayısı azalır hem de yanlış beklentiyle gelen kişi baştan ayrışır. Web tasarım işinin en çok karşılık veren kısmı çoğu zaman budur.
Bu ayrım yapılırken kurum içindeki adlandırma değil, dışarıdan arayan kişinin kullandığı ifade esas alınır. İçeride yerleşmiş kısaltmalar ekranda karşılık bulmaz. Telefonda hangi kelimeyle soruluyorsa başlık da o kelimeyle kurulur; teknik ad ise açıklamanın gövdesinde, ne anlama geldiği belirtilerek yer alır.
Her bölümün sonunda okuyanın ne yapacağı tek bir eylemle belirtilir. Aynı sayfada üç ayrı yönlendirme bulunması hepsinin birden zayıflaması demektir. Bölümler yayına alınmadan önce konuya uzak bir okuyucuya arka arkaya gösterilir; hangisinin neyi anlattığını kendi cümleleriyle söyleyebiliyorsa ayrım tutmuş sayılır.
Fotoğraf, cümlenin söylediğini doğrular
Görsel seçimi bir beğeni meselesi gibi görünse de asıl ölçüt, fotoğrafın yanındaki metni destekleyip desteklemediğidir. Anlatılan işle bağı kurulamayan bir görsel sayfayı doldurur ama hiçbir soruyu yanıtlamaz. Gerçek ortamda çekilmiş sıradan bir kare, konusu belirsiz gösterişli bir görselden çok daha fazla iş görür.
Renk, yazı büyüklüğü ve boşluk kullanımı da aynı mantığa bağlanır. Vurgulu renk yalnızca yapılması istenen işlemde kullanılır; her yere dağıtıldığında hiçbir yeri işaret etmez. Başlık ile gövde arasındaki fark ise okuyanın sayfayı baştan sona okumadan yapısını çıkarabileceği kadar belirgin tutulur.
Elde uygun görsel bulunmadığında bu durum baştan söylenir; sayfa geçici karelerle doldurulup sonra unutulmaz. Çekim gerekiyorsa bunun için Zonguldak’ta yerinde bir gün planlanır ve hangi anların kaydedileceği önceden konuşulur. Görseller gelene kadar düzen, o boşluğu taşıyabilecek biçimde kurulur.
Dar ekranda önem sırası yeniden kurulur
Geniş ekranda yan yana duran bölümler telefonda alt alta dizilir ve bu dizilim kendiliğinden doğru olmaz. Masaüstünde sağda duran bir iletişim kutusu küçük ekranda en alta düşerse kimse oraya kadar inmez. Küçük ekran, bu yüzden bir web tasarım çalışmasında kararların yeniden gözden geçirildiği yerdir; daraltılmış bir kopya olarak ele alınmaz.
Telefonda okuyan kişi çoğu zaman ayaküstündedir ve tek eliyle ilerler. Dokunulacak alanların parmakla rahat seçilebilecek büyüklükte olması, satır uzunluğunun gözü yormaması ve en çok aranan bilginin aşağı inmeden görünmesi bu yüzden önemlidir. Menünün açılıp kapandığı düğme de tek elle ulaşılabilecek yerde durur.
Sıralamanın tutup tutmadığı, küçük ekranda ne kadar aşağı inildiğine bakılarak anlaşılır. Kimsenin ulaşmadığı bir bölüm ya yukarı alınır ya da kısaltılır. Yazı boyutunu büyütmüş bir kullanıcıda düzenin dağılmaması ve uzun bir ürün adının satırı taşırmaması da aynı denetimin parçasıdır.
Form yalnızca gerçekten gerekeni sorar
Uzun formlar bilgi toplamaz, gönderilmeden kapatılır. Bir alanın formda durabilmesi için o bilginin ilk yanıtı verebilmek adına gerçekten gerekli olması gerekir. Sonradan konuşurken öğrenilebilecek her şey baştan çıkarılır; böylece doldurma süresi kısalır ve gelen mesajın niteliği yükselir.
Form birden fazla amaca hizmet ediyorsa tek bir kalıpla ilerlemek işe yaramaz. Teklif isteyen kişiyle süren bir konuda destek arayan kişinin vereceği bilgi aynı değildir. Bu ayrım baştan yapıldığında gönderen kişi ilgisiz alanlarla uğraşmaz, mesaj da doğrudan onu yanıtlayacak kişiye ulaşır.
Gönderildikten sonra ne olacağı da tasarımın parçasıdır. Ekranda mesajın ulaştığını bildiren açık bir uyarı, ne zaman dönüleceğine dair gerçekçi bir cümle ve eksik doldurulan alanın neden kabul edilmediğini anlatan bir açıklama bulunur. Mesajın hangi adrese düştüğü ve kimin yanıtlayacağı yayından önce denenir.
Eski adresler yeni yapıda karşılığını bulur
Uzun süredir yayında olan bir sitenin adresleri başka yerlerde kayıtlı kalır: basılı işlerde, eski yazışmalarda, başka sitelerin verdiği bağlantılarda. Yeni yapıya geçerken bu adreslerin boşa düşmesi, yıllar içinde birikmiş erişimin bir anda kesilmesi anlamına gelir. Taşıma bu nedenle tasarımdan ayrı, kendi başına bir başlık olarak yürütülür.
Önce eski sitedeki bütün adresler çıkarılır ve her birinin yeni yapıda hangi sayfaya karşılık geldiği tek tek eşleştirilir. Doğrudan karşılığı olmayanlar için en yakın üst bölüm belirlenir; kimse boş bir hata ekranıyla karşılaşmaz. Eşleştirme tamamlanmadan eski yapı kapatılmaz.
Yayın gününden sonra da bir süre izleme sürer. Gözden kaçan bir adres varsa gelen kayıtlarda görünür ve yönlendirmesi gecikmeden eklenir. Bu takip, sitenin açıldığı gün biten bir iş değil ilk haftalara yayılan bir kontroldür; sonuçları da yazılı olarak paylaşılır.
Panel, o işi yapan kişiye göre kurulur
Bir yönetim ekranının başarısı kaç özelliği olduğuyla değil, günlük işin ne kadar çabuk görülebildiğiyle ölçülür. Haftada bir duyuru girecek kişinin ilgisi olmayan onlarca ayarın arasında dolaşması gerekmez. Panel, kurumda kimin neyi değiştireceği bilindikten sonra sadeleştirilir ve web tasarım çalışmasının en çok kullanılan parçası hâline gelir.
Her alanın ne işe yaradığı ekranın kendi içinde kısa bir açıklamayla belirtilir. Görsel yüklenecek yerde beklenen ölçü, metin girilecek yerde beklenen uzunluk yazılıdır. Böylece kullanan kişi doğru yaptığından emin olmak için kimseye danışmak zorunda kalmaz, deneme yanılmayla ilerlemez.
Teslim eğitimi, Zonguldak’taki bir ofiste yüz yüze de uzaktan bağlantıyla da yapılabilir ve gerçek bir görev üzerinden yürütülür: o gün girilecek bir duyuru birlikte yazılır, bir fotoğraf değiştirilir, bir metin düzeltilir. Anlatılanların yazılı özeti bırakılır; yanlış bir işlemde geri dönülebilmesi için önceki halin saklanması da ayarlanır.
Okunabilirlik sonradan eklenen bir katman değildir
Erişilebilirlik çoğu zaman yayına yakın hatırlanır ve o aşamada yapılabilecekler sınırlı kalır. Oysa yazı ile zemin arasındaki fark, bağlantıların yalnızca renkle değil biçimle de ayrılması ve başlık düzeninin tutarlılığı ilk taslakta verilecek kararlardır. Sonradan düzeltmeye çalışmak, düzeni baştan kurmak anlamına gelir.
Ekranı klavyeyle kullanan biri için sekme sırasının anlamlı ilerlemesi, açılan bir kutunun kapatılabilmesi ve o an odaklanılan alanın görünür olması gerekir. Görseller için yazılan alternatif açıklamalar ise ekran okuyucu kullanan kişinin o kareden ne anlaması gerektiğini söyler; dosya adını yazmak bu işi görmez.
Bu denetimler otomatik araçlarla başlar ama orada bitmez. Aracın uyarmadığı ama okumayı zorlaştıran durumlar elle gözden geçirilir: fazla açık tonda bırakılmış bir açıklama, yalnızca renkle anlatılan bir durum bilgisi ya da tek başına okunduğunda nereye gittiği belirsiz kalan bir bağlantı ifadesi bunlara örnektir.
Bütün, yayından önce gerçek cihazlarda görülür
Her parçası kendi başına doğru çalışan bir sitenin bütün olarak da doğru çalıştığı varsayılamaz. Son aşamada sayfalar birbirinden bağımsız değil, ziyaretçinin izleyeceği yol boyunca sırayla denenir. Girişten iletişime uzanan bu yol farklı ekran boylarında ve farklı tarayıcılarda uçtan uca yürünür; bir web tasarım işinin bittiği an da burada belirlenir.
Denemede yalnızca her şeyin yolunda gittiği durum değil, aksadığı durumlar da kurgulanır. Yavaş bağlantı, eksik doldurulmuş bir alan, geri tuşuyla dönülen bir adım ya da yer imine kaydedilip günler sonra açılan bir sayfa tek tek sınanır. Çıkan sonuçlar not edilir; düzeltilmeden bırakılan bir konu kalmadan yayın aşamasına geçilmez.
Bulunan aksaklıklar giderildikten sonra aynı yol bir kez daha yürünür; bir düzeltmenin başka bir yeri bozup bozmadığı ancak böyle görülür. Yayın günü için hangi saatte geçileceği, kimin hazır bulunacağı ve beklenmedik bir durumda nasıl geri dönüleceği de önceden kararlaştırılır.
Web Tasarım Hakkında Sık Sorulanlar
Sitenin kaç bölümden oluşacağına nasıl karar verilir?
Önce hangi soruların yanıtlanması gerektiği çıkarılır, sayı ondan sonra ortaya çıkar. Her bölümün tek ve belirgin bir görevi olmalıdır; iki bölüm aynı konuyu anlatıyorsa tek başlık altında toplanır. Az sayıda dolu sayfa, birbirini tekrarlayan kalabalık bir yapıdan daha iyi sonuç verir.
Telefon uyumu ayrı bir kalem olarak mı hesaplanır?
Hayır, telefon ve tablet görünümü işin ayrılmaz parçasıdır ve tek kapsam içinde ele alınır. Teklifte hangi ekran boylarının denendiği ve hangi tarayıcıların kontrol edildiği açıkça yazılır. Sonradan eklenen bir seçenek gibi ücretlendirilmez.
Elde bulunan metin ve görseller korunabilir mi?
Güncelliği doğrulanan metinler ve yeterli çözünürlükteki fotoğraflar taşınabilir. Bugünkü işi yansıtmayan ya da başka bir sayfayla çelişen kayıtlar yayın öncesinde ayrılır. Neyin neden çıkarıldığı yazılı olarak bildirilir; hiçbir içerik habersiz silinmez.
Site yayına girdikten sonra değişiklikleri kim yapar?
Günlük değişiklikler için dışarıdan destek almak gerekmez. Panel, kurumda o işi üstlenecek kişinin görevine göre düzenlenir ve teslim sırasında canlı bir örnek üzerinde uygulamalı olarak gösterilir. Yalnızca yapıyı ilgilendiren eklemelerde birlikte çalışılır.
Çalışmanın tamamlanması için ne kadarlık bir süre gerekir?
Süreyi belirleyen asıl etken metinlerin ne zaman hazır olduğu ve onayların ne kadar sürede döndüğüdür. Bu nedenle takvim tek bir tarihle değil, aşamalara bölünmüş teslimlerle kurulur. Her aşamanın ne zaman biteceği ve o tarihte neyin görüleceği baştan yazılır.
Alan adı ve barındırma kayıtları kimin adına olmalı?
Kayıtların doğrudan kurum adına açılması ve kurumun kendi erişebildiği bir e-posta adresine tanımlanması önerilir. Böylece ileride çalışılan ekip değişse bile denetim el değiştirmez. Teslimde bütün giriş bilgileri güvenli bir yoldan aktarılır, yenileme tarihlerini kimin takip edeceği teklifte ayrıca belirtilir.

